vestiabad.ru – Haber Portalı

Bilim ve kültür adamları Türkmenistan’ın halk geleneklerini inceliyor

16.03.2026

Türkmenistan Kültür Bakanlığı, ülkenin çeşitli bölgelerinde etnografik araştırmalar yürütmek üzere bir araştırma ve yaratıcılık grubu kurdu. Grup, kültür adamları, akademisyenler, gazeteciler ve öğrencilerden oluşuyor. Bu haber, bakanlığın internet sitesinde yer aldı. Araştırma çalışmaları Lebap vilayetinde başladı. 10-12 Mart tarihleri arasında, araştırma ekibi üyeleri bölgedeki bir dizi etrap ve kasabayı ziyaret ederek halk dekoratif ve uygulamalı sanatları, folklor ve müzik gelenekleri ile ulusal müzik aletleri olan dutar ve tüydük yapım süreci hakkında bilgi topladı. Ayrıca grup üyeleri, ulusal yemeklerin hazırlanışındaki ayırt edici özellikler, aile ve düğün gelenekleri ile ulusal kıyafetlerin yapım gelenekleri hakkında bilgi edindi. Gezi sırasında araştırmacılar, Alabay köpeklerinin yetiştirilmesine ilişkin ulusal uygulamaları da inceledi.


Nevruz bayramının kültürel önemi ve Türkmen toplumundaki rolü

15.03.2026

Nevruz bayramı, insanlık tarihinin en eski ve en kalıcı kültürel geleneklerinden biridir. Baharın gelişini, doğanın uyanışını ve yaşamın yeni bir döneme geçişini simgeler. 21 Mart, yani bahar ekinoksu, yalnızca astronomik bir olayı değil, binlerce yıldır pek çok halk tarafından yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilen önemli bir tarihtir. Türkmen halkı için Nevruz, sadece bir gelenek veya kutlama olmanın ötesinde, toplumsal birlik, manevi yenilenme ve ulusal kimliğin somut bir ifadesi olarak görülür. Günümüzde Nevruz, yalnızca belli bir devletin veya milletin bayramı olarak kutlanmakla kalmayıp, uluslararası öneme sahip bir kültürel miras olarak da tanınmaktadır. Bu durum, bayramın derin tarihi köklerini ortaya koymakta ve modern çağda da geçerliliğini koruduğunu göstermektedir. Nevruz’un kökenleri, eski tarım uygarlıklarıyla bağlantılıdır. Araştırmacılara göre bu kutlamanın tarihi üç bin yılı aşmaktadır. “Nevruz” kelimesi Farsçadan gelmekte olup “yeni gün” anlamını taşımaktadır. Eski Doğu toplumlarında baharın gelişi, yalnızca mevsim değişikliğini değil, aynı zamanda yeni bir ekonomik yılın ve tarımsal döngünün başlangıcını simgelerdi. Tarihi kaynaklar, Nevruz’un özellikle eski Pers devletlerinde resmi bir bayram olarak geniş çapta kutlandığını göstermektedir. Zerdüştlük döneminde baharın gelişi, ışığın karanlık üzerindeki zaferinin simgesi olarak görülüyordu; bu anlayış, doğa ile insanın manevi dünyası arasındaki uyumu da yansıtmaktadır. 21. yüzyılda Nevruz’un uluslararası önemi giderek artmaktadır. 2009 yılında Nevruz, UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsil Listesi’ne dahil edilmiştir. 2010 yılında ise, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen A/RES/64/253 sayılı Karar doğrultusunda 21 Mart, Uluslararası Nevruz Günü olarak resmen ilan edilmiştir.Uzman tahminlerine göre günümüzde dünya genelinde 300 milyondan fazla kişi Nevruz’u kutlamaktadır. Bu rakam, Nevruz’un sadece ulusal bir bayram olmanın ötesinde evrensel bir kültürel olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Türkmenler arasında Nevruz, geleneksel olarak yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilir. Tarih boyunca insanlar ve doğa arasındaki uyum, Türkmen yaşamının temel unsurlarından biri olmuştur; bu nedenle baharın ilk günleri özel bir sevinç ve manevi coşkuyla karşılanmıştır. Nevruz arifesinde ev temizliği ve düzenleme geleneği yaygındır; bu uygulama yalnızca fiziksel düzeni sağlamakla kalmaz, aynı zamanda yeni bir yaşam dönemine manevi hazırlık anlamına gelir. Temiz bir ev, yeni yıla iyi niyetle girmenin işareti olarak görülür. Bayramın önemli sembollerinden biri de “semeni” (özellikle Nevruz bayramında hazırlanıp yenilen, filizlenmiş buğday taneleri, un ve şekerle yapılan geleneksel bir Türkmen tatlı yemeği) hazırlanmasıdır. Buğday tanelerinin filizlendirilmesi yaşamın devamlılığını, bereketi ve gelişimi simgeler. “Semeni”, bayram yemeği olarak hizmet etmesinin yanı sıra nesilden nesile aktarılan önemli bir kültürel sembol olarak da değer taşır. Nevruz kutlamalarında ulusal oyunlar, güreş müsabakaları, at yarışları ile müzik ve sanat etkinlikleri düzenlenir. Bu etkinlikler, yalnızca eğlence amaçlı olmayıp, toplumun kültürel birliğinin de bir yansımasıdır. Farklı kuşakların bayram kutlamalarına katılımı, aralarındaki manevi bağı güçlendirmektedir. Nevruz’un bir diğer önemli özelliği, toplumda birleştirici bir manevi rol oynamasıdır. Bayram süresince insanlar birbirlerini tebrik eder, akrabalarını ve arkadaşlarını ziyaret eder, büyüklere saygı gösterir ve eski kırgınlıkları geride bırakmaya çalışır. Böylece kutlama, toplumsal uyumu ve kardeşlik ilişkilerini pekiştirir. Nevruz, yalnızca Türkmenistan’da değil, Orta Doğu, Kafkasya ve Güney Asya’daki birçok ülkede de kutlanır; İran, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Afganistan ve diğer ülkeler bu geleneğe örnek teşkil eder. Farklı ülkelerdeki kutlama çeşitliliği, Nevruz’un kültürel zenginliğini gösterir. Örneğin İran’da “Haft-sin” adıyla özel bir bayram sofrası hazırlanır ve yedi sembolik nesne sergilenir. Orta Asya ülkelerinde halk sanatı ve at kültürü kutlamaların önemli unsurlarıdır. Bazı ülkelerde ise bayram arifesinde ateş yakma ve üzerinden atlama geleneği bulunur; bu ritüel, eski inanışlara göre insanı sıkıntılardan ve olumsuz enerjiden arındırmayı simgeler. Uluslararası deneyim, Nevruz’un yalnızca kültürel bir gelenek olmadığını, aynı zamanda kültürel diplomasi açısından da önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Farklı ülkelerin Nevruz etkinliklerine katılımı, uluslar arasındaki dostane ilişkilerin güçlenmesine katkıda bulunur ve bu durum, günümüz dünyasında barış ve karşılıklı anlayışın yaygınlaştırılması açısından büyük önem taşır. Günümüzde Nevruz, genç kuşak arasında ulusal değerlerin önemine olan ilgiyi artıran kültürel bir olgu olarak öne çıkmaktadır. Bayramla ilgili etkinliklerin okullarda, yükseköğretim kurumlarında ve kültürel merkezlerde düzenlenmesi, gençlerin tarihî mirasa ve halk geleneklerine olan saygısını güçlendirir. Aynı zamanda Nevruz’un ekolojik bir anlamı da vardır; doğaya saygı, yeşil alanların korunması, bitki dikimi ve doğal dengenin sürdürülmesi gibi değerleri teşvik eder. Bu amaçla, Türkmenistan’da her yıl 21 Mart’ta, Cumhurbaşkanlığı kararıyla ülke genelinde ağaç dikme kampanyası düzenlenir. Bu girişim, ülkenin yeşil ve verimli bir toprak haline gelmesini, orman alanlarının oluşturulmasını ve dikilen ağaçların bakımının sağlanmasını hedefler. Modern çevresel zorluklar karşısında bu tür girişimler, toplumda doğaya karşı sorumlu bir yaklaşımın geliştirilmesine katkı sağlar. Nevruz, yalnızca ulusal geleneğin değil, devletin kültürel politikasının ve ulusal düzeyde yürütülen kapsamlı girişimlerin de bir simgesidir. Türkmenistan’da ulusal geleneklerin ve kültürel mirasın korunması, devlet politikası önceliklerinden biridir. Bu alandaki kapsamlı çalışmalar, özellikle Nevruz’un devlet seviyesinde geniş çapta kutlanmasında açık biçimde görülür. Devlet tarafından düzenlenen etkinlikler, festivaller, ulusal oyunlar ve sanatsal gösteriler, sadece bayram atmosferi yaratmakla kalmaz, gençlerin ulusal geleneklere saygı duymasını, kültürel mirasın korunmasını ve toplumun manevi değerlerinin güçlenmesini sağlar. Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov ve Türkmen halkının Milli Lideri Gurbanguli Berdimuhamedov’un yürüttüğü kültürel politika, bu girişimlerin başarılı şekilde uygulanmasına büyük ivme kazandırmakta ve Türkmen halkının zengin tarihî ve kültürel mirasının uluslararası arenada tanıtılmasında önemli rol oynamaktadır. Nevruz, toplumu birleştiren manevi bir güç olarak işlev görür. Barış, birlik ve karşılıklı saygı gibi evrensel insanî değerleri destekler. Bu nedenle Nevruz, geçmişin bir mirası olmasının yanı sıra, geleceğe yönelik kültürel stratejilerin de önemli bir parçasıdır. Araştırmacılara göre Nevruz, günümüze kadar varlığını sürdüren en eski kutlamalardan biridir. Binlerce yıl boyunca farklı kültürlerde korunmuş olması, Nevruz’un yalnızca bir gelenek değil, insanlığın ortak kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul edildiğini göstermektedir.


Nevruz bayramı vesilesiyle Aşkabat'ta sirk gösterileri düzenlenecek

14.03.2026

Türkmenistan Devlet Sirki, Nevruz bayramı vesilesiyle şenlikli gösterilere ev sahipliği yapacak. Başkentin sakinleri ve ziyaretçileri için özel bir program, 23-28 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Bu haber, IIC tarafından aktarıldı. Ana gösterilerden biri, at üstü akrobasi ve uluslararası sahnelerdeki performanslarıyla tanınan “Galkınış” binicilik grubunun gösterisi olacak. Seyirciler ayrıca, geleneksel binicilik sanatının unsurlarını sergileyen “Türkmen jigitleri” grubunun programını da izleyecek. Programda akrobatlar, jonglörler ve ip cambazlarının gösterileri yer alıyor. Hava jimnastikçileri sirk çadırında gösteri yaparken, palyaçolar da seyircilere komik gösteriler sunacak. Bu şenlikli gösteriler, doğanın yenilenmesini ve baharın gelişini simgeleyen bahar ekinoksu festivali Nevruz'a adanmıştır.


Türkmenistan'da 12. yüzyıl mirası Yusuf Hemedânî'nin türbesi korunuyor

12.03.2026

İslam ilahiyatçısı ve sûfî şeyhi Yusuf Hemedânî’nin türbesi, “Eski Merv” Devlet Tarihî ve Kültürel Koruma Alanı içerisinde yer almakta olup Türkmenistan’ın en önemli tarihi anıtlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu bilgi, IIC tarafından bildirilmektedir. 12. yüzyılda inşa edilen bu kompleks, Selçukluların tarihi mirasını, Doğu felsefesinin gelişimini ve Orta Çağ mimarisinin inceliğini bir araya getirmektedir. O dönemde “Maru-şahu cihan” (Dünyanın Şahı) olarak bilinen Merv, Ömer Hayyam gibi büyük âlimlerin faaliyet gösterdiği İslam dünyasının entelektüel merkezlerinden biri olmuştur. Yusuf ibn Eyyûb el-Hemedânî, diğer adıyla Hoca Yusuf Baba, Bağdat’taki Nizamiye medresesinin seçkin fakihlerinden biri olarak başladığı ilmî yolculuğunu, bir manevî rehber ve Hâcegân tasavvuf geleneğinin kurucusu olarak sürdürmüştür. Sosyal sorumluluğa dayanan ve gösterişten uzak bir maneviyat anlayışını benimseyen öğretileri, Orta Asya’nın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. 1140 yılından sonra mezarı üzerine inşa edilen türbe, “Selçuklu Altın Çağı” mimarisinin önemli özelliklerini yansıtmaktadır. Kübik temelden kubbeye geçiş, bilginin yolunu — dünyevî olandan ilahî olana doğru yükselişi — sembolize etmektedir. Araştırmacılara göre, ilk kubbe muhtemelen çift katlıydı: iç kabuk akustiği sağlarken, dış kabuk bir yön belirleyici işlevi görmüş; iki katman arasındaki hava boşluğu ise iç mekânın sıcaklığını düzenlemiştir. Cepheler, tuğlaların farklı açılarla yerleştirilmesiyle ışık ve gölge oyunları oluşturan “hazarbaf” tekniğiyle süslenmiş; bu düzenleme hat sanatı ve bitkisel motiflerle tamamlanmıştır. 1221 yılında Cengiz Han’ın ordularının Merv’i tahrip etmesine rağmen türbe, sağlam duvar örgüsü ve mekânın kutsal statüsü sayesinde ayakta kalmıştır. Burası aynı zamanda bir ziyaret yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Timurîler döneminde kompleks genişletilmiş; camiler ve misafirhaneler eklenmiştir. Bugün Hoca Yusuf Baba Türbesi, hem bilim dünyası hem de inananlar için önemli bir merkez olmaya devam etmektedir: araştırmacılar için Selçuklu döneminin teknolojisi ve estetiği hakkında değerli bilgiler sunarken, müminler için dokuz yüzyılı aşkın süredir devam eden kesintisiz bir manevî geleneğin simgesi olmayı sürdürmektedir.


Aşkabat'ta “İki bakış açısıyla sanat” sergisi açıldı

12.03.2026

Türkmenistan Sanatçılar Birliği Sanat Galerisi, Halk Sanatçısı Annadurdu Almamedov ve ressam Berdi Çariyev'in “İki bakış açısıyla sanat” adlı ortak sergisini açtı. Infoportal'a göre sergi 30 Mart'a kadar açık kalacak. Sergi, farklı sanat tarzlarını bir araya getiriyor: Almamedov'un lirik manzaraları ve natürmortları ile Çariyev'in sembolizm ve metaforlarla dolu figüratif ve felsefi resimleri. Farklılıklarına rağmen, her iki sanatçı da vatan sevgisi ve insan emeği temalarını ele alıyor. Sergide Köpetdağ'ın panoramik manzaraları, leylak, gelincik ve gül buketleri içeren natürmortlar ile eski Türkmen şehrinin mimari eskizleri yer alıyor.


Türkmenistan'ın zanaatkârları halı üretimini artırdı

10.03.2026

Yılın başından bu yana, “Türkmenhaly” Devlet Birliği'ne bağlı Kızılarbat Sanat Halı Dokuma İşletmesi'ndeki zanaatkâr kadınlar, planın %14'ünden fazla (65 metrekare) aşarak 525 metrekare halı ürettiler. Bu bilgi, Türkmenportal haber sitesinde yer aldı. Üretilen ürünlerin değeri 989.000 manatı aştı. İşletme, eski halı tasarımlarını restore etmeye, yeni desenler geliştirmeye ve büyük formatlı ürünler dokumaya devam ediyor. Zanaatkâr kadınlar, başarılarını Dünya Kadınlar Günü'ne adadılar.


Türkmenistan heyeti Çin Ulusal Müzesi'ni ziyaret etti

10.03.2026

Türkmenistan ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki kültürel ve insani işbirliğini geliştirmek amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında, Türkmen heyeti Çin Ulusal Müzesi'ni ziyaret etti. Bu haber IIC tarafından yayınlandı. Ziyaretin en önemli kısmı, antik terrakotta figürinlerden boyalı parşömenlere kadar nadir tarihi eserlerin sergilendiği tematik serginin gezilmesiydi. Sergi, her iki ülkenin kültürel geleneklerinde özel bir yere sahip olan “göksel atlar” imgesine adanmıştı. Türkmen halkı için Ahal-teke atı, önemli bir ulusal sembol ve tarihi miraslarının ayrılmaz bir parçasıdır. Çin kültüründe, efsanevi at imgesi uzun zamandır güç, asalet ve refahla ilişkilendirilmiştir. Sergi turu sırasında katılımcılar, geleneklerin ve fikirlerin değiş tokuşunun ortak bir kültürel alanın oluşumuna katkıda bulunduğu Büyük İpek Yolu dönemine kadar uzanan iki kültür arasındaki tarihi bağı vurguladılar. Serginin, Çin'in Türkmenistan'ın ulusal geleneklerine duyduğu saygının bir göstergesi olduğu ve ortak sergiler ve restorasyon projeleri de dahil olmak üzere müze işbirliğinin daha da geliştirilmesine katkıda bulunabileceği belirtildi.


Türkmenistan kültür dünyası, yıla büyük çaplı etkinliklerle başladı

09.03.2026

6 Mart'ta, Türkmenistan Bakanlar Kurulu Başkan Yardımcısı Bahar Seyidova, hükümet toplantısında 2026 yılının Ocak-Şubat aylarında denetlenen sektörün çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bu bilgi, devlet haber ajansı TDH tarafından duyuruldu. Bu dönemde ülke, 2026 sloganı “Bağımsız ve Tarafsız Türkmenistan – Kararlı Kanatlı Atların Vatanı”, bağımsızlığın 35. yıldönümü ve ulusal bayramlara adanmış etkinlikler düzenledi. Başkentteki sinemalar film gösterimleri ve konserler düzenlerken, kütüphaneler, müzeler ve tarihi ve kültürel kompleksler gibi kültür kurumları halka hizmet vermeye devam etti. BDT ülkelerinden televizyon filmlerinin katıldığı “Atın Uçuşu: Güç ve Zarafet” adlı devletlerarası bir yarışma da duyuruldu. Oğuzhan “Türkmenfilm” Derneği, Aşkabat ve vilayetlerde bağımsızlık yıllarında çekilen filmlerin gösterildiği bir hafta da dahil olmak üzere bir dizi etkinlik düzenledi. Başkentte, TÜRKSOY örgütü tarafından “Besteci” filmine iki özel ödülün takdim edilmesi vesilesiyle bir forum düzenlendi. Ayrıca, Türkmenistan-Çin ortak kültür festivali “İpek Yolu Melodileri - Neşeli Bahar Festivali” düzenlendi. Ayrıca, “Türkmenistan'ın Antik Uygarlıkları” arkeoloji sergisi Roma'da devam ediyor. Raporun dinlenmesinin ardından, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov, kültür alanının daha da geliştirilmesi, kütüphaneler ve müzelerin çalışmalarında dijital teknolojilerin kullanılması gerektiğini vurguladı ve tarihi ve kültürel mirasın korunması ve yaklaşan kültürel etkinliklerin hazırlanması için çalışmalara devam edilmesi talimatını verdi.


Türkmenistan'da Uluslararası Kadınlar Günü kutlamaları yapılıyor

05.03.2026

Türkmenistan'da Uluslararası Kadınlar Günü'ne adanmış etkinlikler düzenleniyor. TDH'ye göre, kutlamalar ülkenin tüm bölgelerinde organize ediliyor. Bayram öncesinde, çeşitli sektörlerde çalışan kadınlara, anaokulu öğrencilerine ve üniversite öğrencilerine Türkmenistan Cumhurbaşkanı adına nakit hediyeler veriliyor. “Talyp gözeli” yarışmasının sonuçları da açıklanıyor ve konferanslar, konserler ve yaratıcı toplantılar düzenleniyor. Şenlik programları arasında Aşkabat, Arkadağ ve vilayetlerde müzik gösterileri, sanat sergileri ve yarışmalar yer alıyor. Kadınların ülkenin sosyal ve çalışma hayatına katkıları kutlanıyor. Önde gelen işçilere “Zenan kalby” nişanı verilmesi uygulaması devam ediyor. Çok çocuklu annelere “Ene mähri” onursal unvanı veriliyor ve bir dizi aileye yeni dairelerin anahtarları takdim ediliyor. Resmi konuşmalarda, kadınların aileyi güçlendirme, genç nesli yetiştirme ve ulusal gelenekleri geliştirmedeki rolü vurgulanıyor. Devlet düzeyinde, kadınların, anneliğin ve çocukluğun haklarını korumak için çalışmalar devam ediyor. Türkmen zanaatkâr kadınların dekoratif ve uygulamalı sanatların gelişimine katkısı dikkat çekmektedir. Ulusal halı dokuma ve nakış sanatının UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilci Listesi'ne dahil edilmesi, ülkenin kültürel değerlerinin tanınması olarak görülmektedir. Uluslararası Kadınlar Günü'nü kutlamak için ülke genelinde anneleri ve kadınları onurlandırmaya adanmış etkinlikler düzenlenmektedir.


8 Mart sergisi Türkmen geleneksel el sanatlarına adanmıştır

04.03.2026

Türkmenistan Devlet Kültür Merkezi Devlet Müzesi, “Ogulabat Eje’nin Zanaatkârlığı — Türkmen Kadınları İçin Örnek Bir Mektep” başlıklı bir sergi açtı. IIC'ye göre sergi, Dünya Kadınlar Günü ile aynı zamana denk gelecek şekilde düzenlendi. Sergi, dekoratif ve uygulamalı sanat geleneklerinin korunmasına ve genç nesillere aktarılmasına katkıda bulunan Ogulabat Berdimuhamedova'nın yaratıcı mirasına adanmıştır. Merkezde, ustanın kendi elleriyle hazırladığı eserler yer almaktadır — kadınlara özgü düğün örtüsü “kürte” ve geleneksel yün çoraplar. 1971 yılında yapılan “kürte” özellikle dikkat çekiyor. Yapımı 20 gün sürmüş. Eserin karmaşıklığı, halk tarafından “iğneyle kuyu kazmak”la karşılaştırılıyor, bu da ustanın yüksek beceri düzeyini yansıtıyor. Sergide, çok renkli ipliklerden yapılan ulusal dokuma muska “alaca”yı dokumak için kullanılan aletler de dahil olmak üzere profesyonel aletler de sergileniyor. Ustaların çalışmalarında kullandıkları karaağaçtan yapılmış bir alet de sergileniyor. Organizatörlere göre, proje geleneksel el sanatlarında nesillerin sürekliliğini gösteriyor.


Türkmenistan'ın başkentinde dünya caz hitleri çaldı

03.03.2026

Aşkabat'ta, çoğunluğu genç müzisyenlerden oluşan bir grup tarafından organize edilen “Jazz till dawn” adlı bir konser düzenlendi. Haber ajansı “Türkmenistan: Altın çağ”a göre, “Watan” sinema ve konser merkezi, atmosferik aydınlatma ve stilize bir sahne ile samimi bir mekana dönüştürüldü. Programda “I Wanna Be Loved by You”, “Ain't Got No”, “I Feel Good”, “Je veux” gibi tanınmış besteler yer aldı. Dövran Şammıyev'in “It's a Man's Man's Man's World” adlı parçayı icrası özellikle büyük beğeni topladı. Orkestra Kovus Beşimov tarafından yönetildi, Aram Bazikyan'ın davul seti sahnenin ortasına kuruldu ve piyano kısmı Türkmenistan'ın Onur Sanatçısı Vladimir Mkrtumov tarafından icra edildi. K. Beşimov'a göre, “Big Band Orchestra” Türkmenistan'da caz müziğini geliştirmek amacıyla kuruldu. Sanat yönetmeni Mehri Şammıyeva projenin organizasyonuna katıldı. Seyirciler programı sıcak bir şekilde karşıladı ve organizatörler, başkentin müzikli akşamlarının tür yelpazesini genişletmeye devam ederek yeni bir konser prodüksiyonu hazırlıyorlar.


Türkmenistan'ın başkentinde kadınlar için düzenlenen yıllık yarışmanın sonuçları açıklandı

02.03.2026

Başkentteki Türkmenistan Kamu Kuruluşları Merkezi'nde yıllık “Yılın Kadını” yarışmasının finali düzenlendi. Etkinlik, Türkmenistan Kadınlar Merkez Konseyi tarafından organize edildi. Bu bilgi, IIC tarafından duyuruldu. Gala gecesi, Türkmenistan Kahramanı Çınar Rüstemova tarafından açıldı. Konuşmasında, kadınların sosyal kalkınmaya, aile değerlerinin güçlendirilmesine ve devlet görevlerinin yerine getirilmesine katkısını vurguladı. Ülkenin tüm vilayetlerinin temsilcileri ile Aşkabat ve Arkadağ şehirlerinden temsilciler finale katıldı. Programda eğitim, tıp, iş dünyası ve kültür alanları da dahil olmak üzere sekiz adaylık yer aldı. Organizatörlerin kararıyla, tüm finalistlere Türkmenistan Kadınlar Merkez Konseyi tarafından onur belgeleri ve hatıra hediyeleri verildi.